Parfüm için Sağlık Bakanlığı onayı nasıl alınır ?

Cansu

New member
Parfüm İçin Sağlık Bakanlığı Onayı Nasıl Alınır? Yasal Süreç, Ürün Güvenliği ve Sektördeki Gerçekler

Parfüm üretmek veya kendi markasıyla parfüm satmak isteyenlerin en çok merak ettiği konulardan biri, ürün için Sağlık Bakanlığı onayının nasıl alınacağıdır. Bu konuyu araştırırken insanın karşısına birbirinden farklı açıklamalar çıkıyor. Bir yerde bakanlıktan izin alınması gerektiği söyleniyor, başka bir yerde ürün bildiriminin yeterli olduğu belirtiliyor. Üstelik danışmanlık şirketlerinin, üreticilerin ve sosyal medya hesaplarının kullandığı ifadeler de her zaman aynı değil.

Benim bu konudaki yaklaşımım, öncelikle kullanılan kavramları birbirinden ayırmak gerektiği yönünde. Çünkü bir parfümün yasal olarak piyasaya sunulabilmesi, mutlaka üzerinde Sağlık Bakanlığı onay numarası bulunması veya klasik anlamda bir ruhsat alınması gerektiği anlamına gelmiyor. Asıl mesele; ürünün mevzuata uygun olması, sorumlu kişinin belirlenmesi, güvenlilik değerlendirmesinin yapılması ve gerekli bildirimlerin tamamlanmasıdır.

Burada önemli bir ayrıntıyı da açıkça belirtmek isterim: Kişisel üretim deneyimine sahip olduğumu veya bir parfüm markasının resmî başvurusunu bizzat yürüttüğümü iddia etmiyorum. Konuyu değerlendirirken mevzuatın ortaya koyduğu yükümlülükleri, tüketici güvenliği açısından anlamını ve piyasada sık karşılaşılan yanlış anlaşılmaları esas alıyorum.

Özellikle küçük üreticilerin bu süreçte zorlanmasını anlayabiliyorum. Bir yandan kaliteli bir koku geliştirmek, diğer yandan ambalaj, hammadde, test, belge ve bildirim masraflarını karşılamak gerekiyor. Ancak maliyetleri düşürmek amacıyla güvenlik adımlarını atlamak da doğru bir çözüm değil. Bence tartışılması gereken temel soru şu: Yasal yükümlülükleri eksiksiz yerine getirirken küçük bir parfüm markası nasıl sürdürülebilir bir iş modeli kurabilir?

1. Öncelikle Doğru Kavram: Parfüm İçin Bakanlık Onayı mı, Kozmetik Ürün Bildirimi mi?

Türkiye'de cilde uygulanarak koku vermek amacıyla kullanılan parfümler, genel olarak kozmetik ürün sınıfında değerlendirilir. Bu nedenle süreç, ilaç ruhsatlandırmasıyla karıştırılmamalıdır.

8 Mayıs 2023 tarihli ve 32184 mükerrer sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kozmetik Ürünler Yönetmeliği, kozmetik ürünlerin güvenliliğine, sorumlu kişiye, ürün bilgi dosyasına ve piyasaya arz öncesindeki bildirim yükümlülüklerine ilişkin temel çerçeveyi belirler. Yönetmelik, Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından yürütülen düzenleyici sistemin temel parçalarından biridir. Resmi Gazete

Buradaki kritik ayrım şudur: Kozmetik ürün bildirimi, ürünün Bakanlık tarafından önceden test edilip onaylandığı anlamına gelmez. Bildirim, ürün ve sorumlu kişi hakkındaki gerekli bilgilerin ilgili elektronik sisteme sunulmasıdır. Ürünün mevzuata uygunluğunu sağlama sorumluluğu ise ilgili ekonomik işletmeciye, özellikle de sorumlu kişiye aittir.

Bu ayrım neden önemli? Çünkü piyasada zaman zaman bir ürünün bildiriminin yapılmış olması, o ürünün kesinlikle zararsız olduğunun devlet tarafından onaylandığı şeklinde sunulabiliyor. Oysa mevzuata uygun bildirim ile güvenliliğin bilimsel olarak değerlendirilmesi, birbirini tamamlayan ancak aynı olmayan süreçlerdir.

Kozmetik Kanunu'nun 3. maddesi de kozmetik ürünlerin piyasaya ilk kez sunulmasından önce bildirim yapılmasını ve eksik bilgi veya belge içeren bildirimin yapılmış sayılmayacağını düzenler. TBMM CDN

Dolayısıyla bir üreticiye danışırken yalnızca "Bakanlık onayı alıyor musunuz?" diye sormak yeterli değildir. Ürünün güvenlilik değerlendirmesini kimin yaptığı, ürün bilgi dosyasının nasıl hazırlandığı, bildirimin hangi ürün için gerçekleştirildiği ve mevzuata uygunluğun nasıl sürdürüldüğü de sorulmalıdır.

2. Parfüm İçin Yasal Süreç Nasıl İlerler?

Parfümünü kendi markasıyla piyasaya sunmak isteyen bir girişimcinin süreci birkaç temel aşamada ele alması gerekir. Bunlar yalnızca evrak hazırlamaktan ibaret değildir; ürün geliştirme, üretim kalitesi, kimyasal güvenlik ve tüketiciye doğru bilgi verme aşamalarını da kapsar.

Birinci aşama: Ürünü ve üretim modelini belirlemek

Öncelikle ürünün ne olduğu netleştirilmelidir. Alkollü parfüm, parfüm yağı, vücut spreyi veya farklı bir koku ürünü için formülasyon ve kullanım şekli farklı olabilir. Ürünün temel amacı cilde koku vermekse kozmetik mevzuatı genellikle ilgili çerçeveyi oluşturur. Ancak ürünün iddia edilen amacı değişirse sınıflandırmanın ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir.

Burada iki yaygın iş modeli bulunur:

- Kendi üretimini yapmak: Üretim yeri, personel, kalite kontrol, üretim kayıtları ve iyi imalat uygulamaları gibi konular doğrudan önem kazanır.

- Fason üretim yaptırmak: Ürünü başka bir işletme üretir; marka sahibi ile üretici arasındaki sorumluluklar, sözleşmeler ve ürünün piyasaya sunulma biçimi açıkça belirlenmelidir.

Fason üretim yaptırmak, mevzuata ilişkin bütün sorumlulukların otomatik olarak üretici firmaya geçtiği anlamına gelmez. Kendi markasıyla ürün tasarlatan ve piyasaya sunan işletmenin hukuki konumu ayrıca değerlendirilmelidir.

İkinci aşama: Sorumlu kişiyi belirlemek

Kozmetik Ürünler Yönetmeliği kapsamında, piyasaya arz edilen ürün için mevzuatta tanımlanan bir sorumlu kişi bulunmalıdır. Bu kişi, ürünün ilgili yükümlülüklerini yerine getirmek ve gerekli bilgi ve belgeleri yetkili kuruma sunabilecek durumda olmak bakımından merkezi bir role sahiptir.

İthal ürünlerde sorumlu kişinin belirlenmesi ve gerekiyorsa yetkilendirme yapılması ayrıca önemlidir. Türkiye'de üretilen ürünlerde de sorumlu kişinin kim olduğu ve yükümlülüklerin nasıl yürütüleceği açıkça ortaya konmalıdır. 5 Mart 2024 tarihli yönetmelik değişikliği, yurt içinde yerleşik bir gerçek veya tüzel kişinin yazılı mutabakatla sorumlu kişi olarak atanabilmesine ilişkin düzenleme de içermektedir. Antalya İli Sağlık Müdürlüğü

Burada girişimcilerin dikkat etmesi gereken nokta, yalnızca bir şirket adı yazdırmak değil, sorumlulukların fiilen yerine getirilebileceği bir yapı oluşturmaktır.

Üçüncü aşama: Formülasyonu ve hammaddeleri kontrol etmek

Parfümün kokusunu belirleyen esans, çözücü, alkol ve varsa diğer bileşenler ürünün güvenlilik değerlendirmesinde dikkate alınmalıdır. Hammaddenin güvenilir bir tedarikçiden alınması önemlidir; ancak tedarikçinin belge sunması, bitmiş parfümün otomatik olarak güvenli olduğu anlamına gelmez.

Örneğin, bir esansın belirli bir kullanım oranında uygun olması, aynı oranın her ürün türü ve her kullanım koşulunda güvenli olduğu anlamına gelmeyebilir. Bitmiş üründeki konsantrasyon, bileşenlerin özellikleri, cilde temas biçimi ve öngörülebilir kullanım koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle formülasyonun nihai hâliyle incelenmesi, bileşenlere ilişkin teknik belgelerin toplanması ve kısıtlamaya tabi maddelerin yürürlükteki mevzuata göre kontrol edilmesi gerekir.

Dördüncü aşama: Ürün güvenlilik değerlendirmesini hazırlatmak

Bu aşama, sürecin en önemli bölümlerinden biridir. Kozmetik Ürünler Yönetmeliği'nin 13. maddesi, ürün güvenlilik değerlendirmesi ve güvenlilik raporuna ilişkin yükümlülükleri düzenler. Değerlendirme, mevzuatta belirtilen eğitim ve yeterlilik koşullarını sağlayan bir kişi tarafından yapılmalıdır. Resmi Gazete

Güvenlilik raporu, yalnızca ürünün içindekiler listesini yazıp imzalamaktan ibaret değildir. Ürünün bileşimi, kullanım amacı, maruziyet koşulları, mevcut toksikolojik bilgiler ve ilgili riskler bilimsel olarak ele alınmalıdır.
 
Üst